Bakanlığın 2014 Çevre Karnesi, Yaşadıklarımız

Baran BOZOĞLU   2.1.2015

2014 yılı çevre sorunlarının arttığı ancak çevre sorunlarına karşı demokratik katılım anlayışının azaldığı bir yıl olmuştur. Çevre mevzuatında gerilemeler, uygulamalardaki çelişkiler, halkın yatırım sürecine katılımında azalmalar, hava kirliliğinde ve su kirliliğinde artış, kuraklıkta belirgin yükseliş 2014 yılındaki olaylardan bazılarıdır.


Aşağıda genel hatları ile yaşanan dikkat çekici gelişmeler aktarılmıştır.

3.HAVALİMANI PROJESİ HUKUK, BİLİM, KAMU YARARI GÖZ ARDI EDİLEREK DEVAM EDİYOR!

%80`i orman alanı olan, 2.5 milyon ağacı barındıran, 70 sulak alanın bulunduğu bölgede 3. Havalimanı yapılması için acele kamulaştırma kararı 2014 Ocak ayının ilk günlerinde Bakanlar Kurulu Kararı ile alınmıştı. Ülkemizin en büyük havalimanı projesine dair normal kamulaştırma sürecinden kaçınılmış süreç yangından mal kaçırırcasına yürütülmüştür. Bölgedeki madencilik faaliyeti sahipleri ve tahliye edilecek olan Ağaçlı Köyü sakinleri mağdur edilmiştir.

Öte yandan, Terkostan İstanbula su taşına isale hatları da yok edilecek yeni hatlar yapılacak yani diğer maliyetler yine milletin üstüne yüklenecektir.

Şubat 2014de 3. Havalimanı ÇED Olumlu Kararının yürütmesi mahkeme tarafından durdurulmuş, Bakanlığın yayımladığı 2009/7 Genelgesi kapsamında yeni bir ÇED raporu hazırlanmış ve Bakanlık tam yeni ÇED`e olumlu kararı verirken bölge idare mahkemesi tarafından yürütme durdurma kararı iptal edilmişti.

Trakya bölgesi için hayati öneme sahip kuzey ormanları yok edilmeye başlanmış, 5 Haziran 2014 dünya çevre gününde ise ise proje alanındaki İstanbul`un su kaynakları denize boşaltılmaya başlanmıştı…

PHASELİS`TE OTEL PROJESİ

Beydağları Olimpos Milli Park sınırları içinde bulunan ve yine bir kısmı(18.626 m2) 1. Derece SİT alanında bulunan bölgede, 180,009 m2 alanın 161.383 m2`lik kısmına 280 odalı, 3 adet yüzme havuzlu, 6 adet Tenis Kortlu, 100 Araçlık Üzeri Kapalı Otoparkı olan, 1000 kişi kapasiteli otel ve tatil köyü yapılmak istenmiş ancak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bu proje için “ÇED Gerekli Değildir” kararı vererek büyük bir yanlış yapmıştır.

Mahkeme bu kararın yürütmesini durdurmuştur!

AOÇ`DE HUKUK İŞLEMİYOR, DOĞA YOK EDİLİYOR

AOÇ`deki planlar açtığımız davalar sonrasında iptal edildi. 2014 yılında da iptal kararları gelmeye devam etti… Tüm bunlara rağmen, binlerce ağaç kesilerek, hukuk, mahkeme kararları yok sayılarak Kaçak Saray inşaatı tamamlandı, Anka Park inşaatı devam ediyor…

SU YÖNETİLEMİYOR!

Konya havzasında yer altı su seviyesinin oldukça azaldığı, hidrojeolojik kuraklık evresine girildiği açıklandı. Kızılırmak, Sakarya nehirlerindeki akan su miktarları 10 kat azaldı. Tüm bunlara rağmen kuraklık hala “afet” kapsamına alınmadı. Önlem alınmadı… TÜİK verilerine göre 40 milyon 810 yurttaşa arıtılmamış su veriliyor. 13 milyon yurttaşa ise içme ve kullanma suyu hizmeti sağlanmıyor, 32 milyon yurttaşın atıksuları arıtılmıyor…

SULAK ALANLARIN KORUNMA “MA” SI YÖNETMELİĞİ YAYIMLANDI!

Sulak alanlar 2`ye ayrıldı; mahalli öneme sahip sulak alanlar ve ulusal öneme sahip sulak alanlar… Mahalli sulak alanların önemi düşüktür denilerek yapılaşma imkanı yaratıldı…

Sulak alanın yereli, geneli, ulusalı olmaz, sulak alan sulak alandır! Yaşamın sürdürülmesi için, su kaynaklarının yok olmaması için…

MİLLİ PARKLAR YÖNETMELİĞİ DEĞİŞTİRİLDİ, “VAZ GEÇİLMEZ” PROJELERİ İÇİN PLAN BEKLENMİYOR!

‘içme suyu temini açısından yapımı aciliyet gösteren ve kamu yararı açısından vazgeçilmez ve kesin bir zorunluluk arz eden tesisler için uzun devreli gelişme planı/gelişme planı şartı aranmazifadesi eklendi. Milli Parklar Kanununa ve dolayısıyla Anayasa`nın 124. Maddesine aykırı bir düzenleme yapılmıştır… Ülke tarihimiz kamu yararı açısından vaz geçilemeyen havalimanları, termik santral projeleri, boru hatları ile doludur. Milli parklar bu madde ile yok edilmekle karşı karşıya bırakılmıştır…

 

HAKLI ÇIKTIK, ANAYASA MAHKEMESİ İKİ KONUDA ÖNEMLİ KARARLAR VERDİ!

GEREKÇELER YAYIMLANMADIĞI İÇİN UYGULAMA YOK!!!

Elektrik Piyasası Geçici 8. Madde ile EÜAŞın elinde olan termik santraller özelleştirilseler bile 2021 yılına kadar çevre denetiminden, izinlerinden muaf tutulmaya çalışılmıştı… Bu hatalı düzenlemeyi eleştirmiş ve görüşlerimizi Anayasa Mahkemesinde açılacak dava için CHP`ye iletmiştik. Anayasa Mahkemesi 22.05.2014 tarihinde  verdiği karar ile düzenlemeyi iptal etti. Ancak halen gerekçeli karar yayımlanmadığı için uygulama yok! Yakın zamanda ihalesi yapılan ve yapılacak olan santraller bu muafiyetlerden yararlanabilecek!!!

3.Köprü, Ilısu Barajı, İzmir Orhangazi Gebze Otobanı ve onlarca termik santral, HES projesinde ÇED muafiyeti sağlayan ÇED Yönetmeliği Geçici 3. Maddesini iptal ettirmemize bu düzenleme rağmen Çevre Kanununa konulmuştu. Çevre Kanunundaki düzenlemenin iptal edilmesi için CHPye kazandığımız davaları iletmiş ve CHPnin Anayasa Mahkemesi`nde iptal davası açmasını sağlamıştık. Anayasa Mahkemesi düzenlemeyi 3 Temmuz 2014 tarihinde iptal etmesine rağmen karar gerekçesi yayımlanmadığı için uygulamaya geçilememiştir…

MANİSA SOMA`DA VE SONRASINDA BİRÇOK MADENDE KAZALAR YAŞANDI!

#SOMAKANUNU ÇIKSIN DEDİK!

301 madencimizin yanına 1 madenci daha eklenmesin diye Soma Kanunu yayımlanması gerektiğini vurgulamıştık. Önemsenmedi, mevzuatta ve uygulamada güçlü değişiklikler yapılmadı ve madenler can almaya devam etti…

MEVZUAT VAR UYGULAMA YOK!

Büyük Endüstriyel Kazaların Önlenmesi ve Etkilerinin Azaltılması Hakkına Yönetmelikte uygulanması gereken maddeler yine ertelenmiştir. AB Seveso Direktifi uygulamaya geçirilmemiştir. Tüm endüstriyel alanlar tehlike altındadır! 20.000 tesisin kazalara dair hazırlık yapması gerekirken sadece 6.000 civarında tesis Bakanlığın sistemine giriş yapmıştır.

Çevre İzin ve Lisansı Yönetmeliği kapsamında 300.000 tesis varken sadece 10.000 tesisin başvurusu var, 2009 yılından bu yana yönetmelik güçlü bir şekilde uygulanmıyor.

BAKANLIK ERGENE HAVZASINDA TOP ÇEVİRMEYE DEVAM EDİYOR!

Ergene Havzasındaki kirliliğin ciddi boyutlara gelmesi nedeniyle Bakanlık 2011 de genelge yayımlayarak bölgenin durumuna göre atıksu kriterleri belirlemiş ve bu kriterlerin 2014 yılında devreye gireceği belirtilmişti. Henüz o tarih gelmeden tekrar bir erteleme yapılarak sınır değerlerin uygulanma tarihi 6 Mayıs 2016ya ertelendi…

ÇED DAVALARI İVEDİ YARGILAMA KAPSAMINDA ALINDI!

ÇED olumlu veya ÇED Gerekli Değildir kararlarına açılacak davalarda süre 30 güne indirildi… 30 gün içerisinde dev projelerin ÇED raporlarına dava dilekçelerinin hazırlanması gerekecek. Bilimsel, teknik tartışma yapılamayacak!

DOĞAL SİT ALANLARINDA YAPILAŞMANIN, SANTRALLERİN ÖNÜ AÇILDI!

12 Ağustos 2014 tarihli ilke kararı ile bilimselliği tartışma konusu bir rapor eşliğinde HES projeleri sit alanları içerisine yapılabilecek…

ŞEHİR HASTANELERİNE ÇED MUAFİYETİ!

Ankara, Etlik ve Bilkentte içerisinde yaklaşık 100 MWlık doğal gaz çevrim santrali niteliğinde yapılar bulunduran hastanelerin kuruluş sürecinde ÇED raporu istenmedi!

OZON YÖNETMELİĞİ BİREBİR ÇEVİRİ!

Ozon Tabakasını İncelten Maddelerin Azaltılmasına İlişkin Yönetmelik, 29 Haziran 2014 tarihli Ozon Tabakasını İncelten Maddelere dair (EC) No 2037/2000 numaralı düzenleme üzerinden hazırlanmıştır. Ancak 2037/2000 sayılı AB regülasyonunun Ek-8de bulunan "The Channel Tunnel" ifadesi ülkemizdeki yönetmeliğe direk olarak "kanal tüneli" olarak geçirilmiştir. Yani Fransa ile İngiltereyi birbirine bağlayan ve adı The Channel Tunnel olarak ifade edilen tünel alakasız bir biçimde ülke yönetmeliğimizde yer almaktadır. 

Bakanlığın Ozon Tabakasının Korunması Şubesinde sadece 1 kamu personeli  bulunmaktadır… Gümrüklerden ülkemize kaçak giren ozon gazlarına dair denetim yapılmamaktadır…

TUZ GÖLÜ DEVLET ELİYLE, BAKANLIĞIN SESSİZLİĞİ İLE YOK EDİLİYOR!

Tuz Gölünün 1. Derece doğal sit alanı olmasına rağmen plansız bir şekilde ihaleler gerçekleştirildi ve Tuz Gölü parsellendi. Tabiat Varlıkları Koruma Kurulunun suç duyurusuna rağmen Şereflikoçhisar ve Ankara Büyükşehir Belediyeleri ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı herhangi bir işlem gerçekleştirmedi. ÇED raporları mahkemelerce iptal edilmesine rağmen Bakanlık ÇED raporlarını tekrar tekrar onayladı…

EYMİR GÖLÜ RANTA TESLİM EDİLİYOR

Eymir Gölünün hemen yanına Özel Çevre Koruma Alanına otel projesi yapılmaya çalışılıyor. Bakanlık projeyi iptal etmedi ve ÇED sürecini başlattı. Ankara`nın doğal tek yeşil alanı da yok edilme tehlikesi altında…

YIRCA`DA ÇEVRE KATLİAMI, HUKUKSUZLUK BİRBİRİNE KARIŞTI!

Yırca`da yapılması planlanan termik santral projesinin sahibi firma ağaçları hukuksuzca kesti. ÇED raporunda belirtilmeyen bu uygulamaya hala Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ceza kesmedi.

YILAN HİKAYESİ; YENİ ÇED YÖNETMELİĞİ!

20 yılda 17 defa değiştirilen ÇED Yönetmeliği, sadece yapılması planlanan tesislere değil mevcuttaki tesislerin kapasitelerini 100000 katına çıkartması durumunda bile ÇED muafiyeti getirdi. Raporun bilimsel inceleme zorunluluğu, taahhütlerin yerine getirilmesindeki süre kısıtlaması gibi konular da yönetmelikten çıkartıldı. AB ile uyumsuz bir yönetmelik yapıldı. Büyük bir çevre katliamı ile karşı karşıya kalacağız!

AMASRA NASREDDİN HOCANIN TÜRBESİ MİSALİ!

Amasrayı tehdit eden, halkın, belediyenin istemediği ve 2013de rafa kaldırılan termik santral projesi tekrar gündeme getirildi. Bakanlık süreci devam ettirdi. Öte yandan, ZETES termik santrali ile Amasra Termik Santralini birleştirmeyi hedefleyen iletim hattı inşaatı başladı, ağaçlar kesildi ancak Amasra Termik Santralinin yapılıp yapılmayacağı belli değil! Nasreddin hocanın türbesi misali, üzerinde kilit olan kapı var ama duvar yok…

BURDUR GÖLÜ GÖZ GÖRE GÖRE YOK EDİLİYOR!

Burdur Gölündeki kuraklığı hükümet, muhalefet, halk kabul ediyor ancak sorun daha da kötüleşiyor. Burdur Gölünü besleyen Ulupınar Deresi`ne de Karakent Göleti yapılmaya çalışılıyor hem de gizlice…

BAKANLIK ALAKIR VADİSİNDEKİ SİT ALANI KARARINI UYGULAMIYOR!

BAKANLIKTAN GÖKÇEK TAKTİĞİ!

Alakır Vadisinde yapımı planlanan 5 HES için süreç devam ediyor. Mahkemenin 1. Derece Doğal Sit Alanı kararı Bakanlık tarafından uygulanmadı ve 4 Mevsim Raporu hazırlanmasına karar verildi. Yani inşaatlara başlanacak, doğa tahrip edilecek sonrasında sit kararı uygulanamaz hale gelecek… Tıpkı Sn. Gökçek`in yaptığı gibi…

ARTVİN CERATTEPE ALTIN MADENİNE BAKANLIKTAN ONAY

Bakanlık Artvin Cerattepe`de doğal alanı yok edecek olan altın madeni projesinin ÇED sürecini devam ettirdi, Bakır Madeni için ÇED olumlu kararı verdi, mahkeme iptal etti…

ARHAVİDE DENETİM YOK, HES ÇOK!

Arhavi`nin tam ortasından geçen derede faaliyetteki taş ocağının dere yatağını doldurmasına karşı vatandaşın eleştirileri göz ardı edildi. Öte yandan, 7 adet HES projesi Bakanlığın önündedir. Kavak HES projesinin ÇED kararı iptal edilmesine rağmen yama ÇED ile Bakanlık yola devam etti…

MUNZURDAKİ HES PROJELERİNDE GARİP İŞLER…

Konaktepe HES projesinin lisansının Danıştay tarafından iptal edilmesine rağmen, Bakanlığın üstün kamu yararı kararı alması (ülke tarihinde ilk üstün kamu yararı kararıdır) ile süreç devam ettirildi… ÇED muafiyeti düzenlemesi Odamız tarafından iptal edilmesine rağmen Konaktepe HES projesinde ÇED muafiyeti hukuksuzca sürdürülüyor… Öte yandan, yeni mahkeme kararına göre Munzur`un 1. Derece Doğal Sit alanı olması için değerlendirme yapılması gerekliliği ortaya konmuştur.

KARABİGANIN BAŞI İTHAL KÖMÜRLE ÇALIŞAN TERMİKLERLE DERTTE!

Çanakkale Şevketiye Köyünden Balıkesir İl Sınırına kadar ithal kömür ile çalışan termik santrallerin yapılmasının önü açılmıştır. Hali hazırda 1 termik santrali inşaat halinde, 7si planlama sürecinde ve 2si çalışır halde 11 santral bulunmaktadır. Bunlardan 1i inşaat halinde 4 termik santral projesi ise Karabiga`da yer almaktadır. Yan yana, ormanlık alana, yaban hayatı geliştirme bölgesine termik santraller yapılmaya çalışılmaktadır. ÇED olumlu kararları birçok defa iptal edilmiş olmasına rağmen, Bakanlık süreci devam ettirme yönünde tavır almıştır. 510.000 ağaç kesilecektir. Bunlar ekonomik değeri olanların sayısıdır, bu sayıdan çok daha fazla ağaç kesileceği su götürmez bir gerçektir. Öte yandan ülkemizin dışa bağımlı enerji politikası daha da dışa bağımlı hale gelecektir.

AB ÇEVRE FASLI İLERLETİLMİYOR!

Stratejik ÇED Yönetmeliği hala yayımlanmamıştır. Gemi atıklarının alımına dair yönetmelik yayımlanmış ancak hala tam uyum sağlanamamıştır. ÇED Yönetmelik Değişikliği ile AB ÇED Mevzuatından uzaklaşılmıştır (toplu konutların kapsam dışına alınması v.b.). Atık Çerçeve Direktifi, Yakma Direktifi, Düzenli Depolama Direktifi, Atıkların Nakliyesine Dair Konsey Tüzüğü, Tehlikeli Atık Direktifi, Petrol Ürünlerinin Depolama ve Dağıtımından Kaynaklanan Uçucu Organik Bileşiklere İlişkin Direktif, Entegre Kirlilik Önleme ve Kontrol Direktifi, Seveso Direktifi, Kimyasalların Kaydı, Değerlendirilmesi, İzni ve Kısıtlanmasına İlişkin Tüzük gibi birçok düzenlemede gelişme kaydedilmemiştir…

Sonuç Olarak,

2011 yılında kurulan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı`nda “çevre” alanına dair 20 yıllık birikim ve hafıza neredeyse yok olmak üzeredir. Bilimsel, teknik yaklaşımla, kamu yararı ilkesi ile süreçler yürütülmemektedir. Bakanlığın 2014 yılı üzerinden yaptığımız değerlendirmede, kanaat notu bile fayda etmemektedir, Bakanlık sınıfta kalmıştır.

Bu nedenle, acilen teknik ve bilimsel yanı güçlü, siyasi kararlardan uzak, doğanın ve kamunun yararını gözeten, çevre mühendisi istihdam eden bir “Çevre Bakanlığı” kurulmalıdır.

Baran Bozoğlu

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası

Genel Başkanı 

Dr. Baran Bozoğlu TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Genel Başkanı © 2019

Menü

Sosyal Medya Hesaplarımız