1.Derece Doğal Sit Alanı Göz Göre Göre Yok Ediliyor!

Baran BOZOĞLU   3.2.2015

2011 yılında yapılan ihale ile 10 yeni tuz işletmesinin daha Tuz Gölü’nde kurulmasına izin verilmiş ancak ÇED davalarında ve bilirkişi raporlarında bu işletmelerin Tuz Gölü’nü yok edeceği açıkça belirtilmiştir. Üst ölçekli 1/50.000’lik plana aykırı bir biçimde işletmeler devreye girmiştir.


Tuz Gölü, 7.414 km2 ile,

  • Tuza Dayanıklı Türler Açısından Önemli Bir “Genetik Rezerv Alanıdır”.
  • Türkiye’nin En Önemli Endemizm Merkezlerinden Biridir.
  • Ramsar Sözleşmesi Bakımından Uluslararası Öneme Sahip A Sınıfı Sulak Alan’dır.
  • Önemli Bitki Alanı’dır.
  • Önemli Kuş Alanı’dır.
  • Özel Çevre Koruma Alanıdır.
  • Derece Doğal Sit Alanıdır. 

Bu konuda birçok kurum olumsuz görüş bildirmiştir. Örneğin;  “DSİ 5. Bölge Müdürlüğü, 25.1.2012 tarihli ve 36252 sayılı yazısında;  Netice itibariyle, Tuz Gölü ve çevresinde yukarıda da belirtilen hususlar doğrultusunda yer altı suları ve yüzey suları açısından su bütçesi göz önüne alındığında, yeni tuzlalar için gerekli su temini ile ilgili önlemler alınmadan yeni tuzlaların işletilmesi İdaremizce uygun görünmemektedir.” Denilmektedir.”

atıksu desarji (1)

KORUMA KURULU KORUYAMIYOR!

Ankara Valiliği 2. Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu söz konusu işletmelere dair 09.07.2014 tarihinde savcılığa suç duyurusunda bulunmuş ve Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne ve Şereflikoçhisar Belediyesi’ne yazı göndererek çalışmaların durdurulmasını talep etmiştir.

Ancak o tarihten bugüne yani 7 aydır işletmelerde herhangi bir durdurma söz konusu olmamıştır. Koruma Kurulu doğal sit alanını koruyamamıştır!

TABİAT VARLIKLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ DOĞAL SİTTEN Bİ’HABER! 

Geçtiğimiz günlerde Tuz Gölü’ne verilen atıksuların tespiti için Şereflikoçhisar Belediyesine ve Tabiat Varlıkları Koruma Genel Müdürlüğü’ne bilgi edinme kanunu çerçevesinde yazı yazılarak bilgi talep edilmiştir.

Her iki kurumun da cevapları birbiri ile çelişmektedir.

Şereflikoçhisar Belediyesi’nin cevabında (ek-1) Belediye’nin atıksularının tuz gölüne verildiği açıkça belirtilerek, atıksuyun durumuna dair de herhangi bir ölçüm sonucu olmadığı vurgulanmıştır.

Doğal sit alanlarından sorumlu olan genel müdürlük (Çevre ve Şehircilik Bakanlığı,Tabiat Varlıkları Koruma Genel Müdürlüğü – TVKGM) ise Tuz Gölü’ne atıksu verilmediğini belirtmiş ancak yine herhangi bir veri sunamamıştır.

Günde yaklaşık 10.000 m3 atıksu arıtılmadan Tuz Gölü’ne verilmektedir.

BİLMEMEK AYIP, ÖĞRENMEMEK DE!

Tabiat Varlıkları Genel Müdürlüğü Doğal Sit alanlarının durumunu bilmemektedir. Tuz Gölü’nden bi’haberdir. Bir yandan Doğal Sit alanına maden faaliyetine izin veren genel müdürlük bir yandan da atıksuyun göle verilmesine göz yummaktadır. Gölden bir haber olan Bakanlığa deşarj noktasını gösteriyoruz:

CEVAPLAR ÇELİŞKİLERLE DOLU!

Tuz Gölü Ramsar Sözleşmesi kapsamında korunması gereken A sınıfı sulak alan, 1. Derece Doğal Sit alanıdır. Yani çok daha hassas davranılması gereken bir bölgedir.

Bu göle atıksu deşarjı yapılmamalıdır.

Yazımıza verilen cevaplarda;

  • Atıksu arıtma tesisi ile ilgili de tam bir çelişki vardır. Belediye “oksidasyon havuzu” demiş Bakanlık ise stabilizasyon havuzu demiştir. İkisi de bir birinden tamamen farklı arıtma yapılarıdır.
  • Verilen atıksuyun analizi dahi yapılmamaktadır. Hassas davranılması gereken bir bölgede bu durum kabul edilemez. Çevre Referans Laboratuvarının ne kadar başarılı olduğunu fotoğraflarla anlatan Sn. Bakan, daha doğal sit alanına verilen atıksuyun durumunun dahi ölçülmemesini, analiz edilmemesini nasıl açıklayacaktır?
  • Ödenekle ilgili olarak da tamamen zıt cevaplar mevcuttur. Belediye maddi yardım yapılmadığını, TVKGM de tarihler ve rakamlarla yapıldığını ve inşaat firmasıyla sözleşme imzalandığını yazmıştır. Ancak sorunlar nedeniyle herhangi bir faaliyetin gerçekleşemediğini belirtmiştir. O halde, yazıda belediyeye verildiği belirtilen 1,273,038,76 TL nerededir?
  • Büyükşehir Belediyesi yasası nedeniyle 30 Mart seçimlerinden sonra atıksu arıtma tesisi sorumluluğu Ankara Büyükşehir Belediyesine geçmiştir. Ankara Büyükşehir Belediyesi Koruma Bölge Müdürlüğü’nün tesisleri durdurma talebine yanıt vermemiştir. Atıksu Arıtma Tesisine dair de herhangi bir çalışma başlatmamıştır.

PLANLARA BİLE BAKMAMIŞLAR

Ülkemizde milyarlarca lira harcanarak çeşitli bilimsel projeler ve planlar yapılmaktadır. Konya Kapalı Havzası Koruma Eylem Planı TÜBİTAK tarafından hazırlanmıştır. Bu plandaki bazı ifadeler;

“Aksaray ile Cihanbeyli ve Şereflikoçhisar ilçelerinin evsel ve endüstriyel nitelikli atıksuları göle arıtılmadan yada sağlıklı çalışmayan arıtma ünitelerinden geçirildikten sonra verilmektedir.”

“Şereflikoçhisar Belediyesi Atıksu Arıtma Tesisi

Ankara?nın Şereflikoçhisar ilçesinde oluşan atıksular kanalizasyon şebekesi ile toplanıp; 10 adet stabilizasyon havuzundan oluşan AAT?de arıtılmaktadır. Her bir havuzun boyutu 150 mx 75 m?dir. Ancak havuzların ve genel itibariyle tesisin kurulu olduğu alanın bakımsız olduğu, havuz betonlarının yer yer döküldüğü, tesis içi yollarda ve boş havuzlarda aşırı yabani otlanmanın olduğu tespit edilmiştir. Şereflikoçhisar Belediyesi 2008 yılında yeni bir AAT inşaatına başlamıştır. Ancak, ödenek yetersizliğinden dolayı inşaat mevcut durumda durdurulmuştur. İnşaat aşamasındaki yeni AAT?nin yeri, mevcut stabilizasyon havuzlarının bitişiğindeki alandadır. şekil 57 de tesisin akım şeması verilmektedir.”

Denmiştir. Tabiat  Varlıkları Genel Müdürlüğü bu plana dahi bakmadan “sorun yok” imajı yaratmaya çalışmaktadır.

BÜTÜN SİT ALANLARIMIZ TEHLİKEDE!

Tuz Gölü’ne dair bile bilgi sahibi olmayan bir genel müdürlük şuanda ülkemizdeki bütün sit alanlarının tekrar değerlendirileceğini duyurmuştur.

Tabiat Varlıkları Genel Müdürlüğü’nün tarafımıza verdiği cevapta 2134 adet sit alanının olduğunu ve bunların tekrar değerlendirilerek seviyelerinin değiştirileceği belirtilmiştir. Bürokratlar tarafından oluşturulan, siyasi baskının olduğu bir ortamda bilimsel bilgiden, planlardan ve gerçeklerden yararlanılmadan sit alanlarının seviyelerinin belirlenmeye çalışılması kabul edilemez. TVKGM Genel Müdürü geçtiğimiz günlerde itirafta bulunarak kaçak yapıların bu alanlarda olduğunu belirtmesi de endişelerimizi kuvvetlendirmektedir.

Baran BOZOĞLU

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası

Genel Başkanı

Dr. Baran Bozoğlu TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Genel Başkanı © 2019

Menü

Sosyal Medya Hesaplarımız