PLANA GÖRE PROJE DEĞİL PROJEYE GÖRE PLAN’

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Baran Bozoğlu, Eptisa Mühendislik AB proje sorumlusu Çevre Mühendisi Burcu Aras’ın ziyaretinde, bugüne kadarki projelerde çevrenin dikkate alınmadığını belirterek, ‘Plana göre proje değil projeye göre plan yapılıyor’ dedi

 15.8.2014

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Baran Bozoğlu, Eptisa Mühendislik AB proje sorumlusu Çevre Mühendisi Burcu Aras’ın ziyaretinde, bugüne kadarki projelerde çevrenin dikkate alınmadığını belirterek, ‘Plana göre proje değil projeye göre plan yapılıyor’ dedi

Avrupa Birliği ve Türkiye tarafından finanse edilen, Stratejik Çevresel Değerlendirme (SÇD) Yönetmeliği’nin Uygulanması Teknik Yardım Projesini yürüten Eptisa Mühendislik’ten Çevre Mühendisi Burcu Aras ve proje Grup Lideri Pier Robetto Remitti, ÇMO’yu ziyaret etti. Çalışmalarına üç ay önce başladıklarını belirten Aras, proje gereği paydaşlardan, bakanlıklardan, STK’lardan ve meslek odalarından görüş ve değerlendirmeleri alacaklarını, Odamızı da bu amaçla ziyaret ettiklerini söyledi. ÇMO Başkanı Bozoğlu, Türkiye’de şu ana kadar söz konusu olan projelerde çevrenin ne kadar dikkate alındığını soran Aras’a, ‘Temel problem ÇED’in öneminin kavranması. Türkiye’de maalesef plana göre proje değil projeye göre plan yapılıyor. Karar olarak planlama var ama projede, uygulamada yok. Dolayısıyla bizim için planlama yok hükmünde’ yanıtını verdi.
Planlama yapmak için verinin önemli olduğunu belirten, ‘Ölçemediğiniz şeyi yönetemezsiniz’ diyen Bozoğlu , ‘Hiçbir bakanlığın elinde Türkiye’deki firmaların listesi yok. Örneğin Ergene Havzası. İyileştirme kararı var ama buradan çıkacak atıkların ne olacağına dair veri yok. Elinizde sağlıklı veri yoksa sağlıklı planlama yapamazsınız’ şeklinde konuştu.
ÇMO Başkanı, Burcu Aras’ın, ÇED’in güçlü ve zayıf yönlerini sorması üzerine şöyle konuştu:
‘En güçlü yanı bir yönetmeliği ne bakanlığı olması. Bu konuda çalışan çevre mühendislerinin olması. Türkiye’de 20 yıllık bir geçmişi olan ÇED sayesinde halkın duyarlılığı arttı, bu da önemli. Zayıf yanı ise bir yönetmelik olmasına rağmen sürekli muafiyetler yaratılma çabası. Anayasa Mahkemesi’nin muafiyetleri iptal kararına rağmen Bakanlık bu kararı tanımıyor. Bu hukuk tanımama tavrı nedeniyle de mühendisler, halk, ÇED şirketleri, yönetmeliğe olan inancını yitiriyor. ÇED’in itibarsızlaşmasına neden oluyor bu durum. Biz 3. Köprüde inşaatın yapılmasına değil, ÇED uygulanmamasına itiraz etmiştik.
Ayrıca, bir de kredi almak için yapılan uygulamalar var. Firmalar dışarıdan kredi alabilmek için İngilizce ÇED hazırlatıyor. Böyle olunca ÇED anlamını yitiriyor. Merkezi hükümet ne kadar ciddiyetsiz davranırsa yereldeki bürokratlar da o kadar ciddiyetsiz davranıyor. Bürokratların bilgisiz olması da önemli. Bürokratların, genel müdürlerin, genel müdür yardımcılarının çevre mühendisi olması gerekir.
Bir başka konu da denetim ve izleme yetersizliği. Bugüne kadar ÇED’den kaynaklanan kesilmiş bir ceza yok.’
‘SÇD hakkında bilginiz var mı, nereden’ şeklindeki bir soru üzerine de Bozoğlu, ‘Uluslararası literatürden, meslektaşlarımızla yaptığımız bilgi alışverişlerden, yurtdışı uygulamalardan öğrenebiliyoruz ancak. Çünkü Türkiye’de örneği yok ve uygulanabilir olduğunu düşünmüyorum’ yanıtını verdi.


MÜSTEŞAR, MÜSTEŞAR YARDIMCISI HATTA BAKAN BİLE EĞİTİM ALMALI

Proje mühendisi Aras’ın, Türkiye’de kimlere SÇD eğitimi verilmesi gerektiği sorusu üzerine ÇMO Başkanı şunları söyledi:

‘Hükümetin bir bakanı elektrik sıkıntımız yok derken bir diğeri elektrik ithal edeceğiz diyebiliyor. Ciddi bir koordinasyon eksikliği var. Ve tabii bir de bilgi. Bu nedenle bütün üst düzey bürokratlar yani müsteşar, müsteşar yardımcıları, genel müdürler, genel müdür yardımcıları, milletvekilleri, çevre firmaları, Çevre Mühendisleri Odası hatta bakanların bile eğitim alması gerekir. Belki kanun yapıcılar bile bu eğitimden geçmeli.’

Dr. Baran Bozoğlu TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Genel Başkanı © 2019

Menü

Sosyal Medya Hesaplarımız