ÇED KAMU SPOTU

Bozoğlu: Kamu spotu, Bakanlığın yaptıklarıyla, söylemlerinin çelişkilerini daha da ortaya çıkarıyor

 10.4.2014

Bozoğlu: Kamu spotu, Bakanlığın yaptıklarıyla, söylemlerinin çelişkilerini daha da ortaya çıkarıyor

ANKARA (Haber Merkezi) TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Yönetim Kurlu Başkanı Baran Bozoğlu, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı`nın hazırladığı kamu spotu için ‘Takiyenin daniskası` dedi.

Televizyonlar, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından , Çevre Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporlarının ne olduğu ve önemini anlatan bir  kamu spotu yayımlamaya başladı. ÇMO Başkanı Bozoğlu yaptığı açıklamada hazırlanan kamu spotunu eleştirerek, ‘Yayımlanan film, bu güne kadar yaptığımız eleştirilerimizin haklılığını ortaya koymuştur` dedi. Kamu spotunun, Bakanlığın  yaptıklarıyla, söylemlerinin çelişkileri daha da ortaya çıkardığını belirten Bozoğlu şöyle konuştu: 

‘Bakanlık, ÇED yönetmeliği ve Çevre Kanununda yaptığı değişikliklerle çevre sorunları yaratan tesisleri ÇED sürecinden daima kaçırmaya çalışmıştır. ÇED Yönetmeliğindeki, binlerce tesise ÇED sürecinden muafiyet sağlayan Geçici 3 Madde, açtığımız davalar sonrasında birçok defa Danıştay tarafından iptal edilmiş olmasına rağmen, her defasında Bakanlık tarafından bu mahkeme kararları göz ardı edilmiştir. Başkan Bozoğlu, konuyla ilgili olarak şu değerlendirmeyi yaptı:

‘3 Ekim 2013 tarihinde yeniden yayımlanan Yönetmelikte bu madde Geçici 2. Madde olarak yer almıştır. (“GEÇİCİ MADDE 2 – (1) 23/6/1997 tarihinden önce kamu yatırım programına alınmış olup; 29/5/2013 tarihi itibariyle planlama aşaması geçmiş ve ihale süreci başlamış olan veya üretim veya işletmeye başlamış olan projeler ile bunların gerçekleştirilmesi için zorunlu olan yapı ve tesisler Çevresel Etki Değerlendirmesi kapsamı dışındadır.”) Yani 23 Haziran 1997 ye kadar yıllık yatırım programına alınan tüm projeler ve bu projelerin gerçekleşmesi için gerekli olan tüm tesis ve yapılar ÇED sürecinden muaf tutulmuştur. Bunun anlamı, 3. Köprü örneğin, 1993 yılındaki yatırım programında yer almaktadır ve sadece 20km olarak programda belirtilmiştir. ÇED yönetmeliğinde ve Çevre Kanununda yapılan bu değişiklikle “bu projelerin gerçekleşmesi için gerekli olan tüm tesisler ve yapılar” yani bağlantılı tüm otoyollar, bu proje için kurulan asfalt tesisleri, kum, taş gibi çevresel etkisi olan tüm tesisler ÇED`den muaf tutulmuştur. Bu muafiyet kapsamına giren tesislere örnek vermek gerekirse Devlet Hava Meydanlarının faaliyet alanında  ve DSİ nin çalışma alanında kalan muafiyet sağlanan projelerden bazıları; İzmir – Ödemiş Beydağı Barajı, Küçükmenderes Projesi Aktaş Barajı, Aşağı Gediz Çambel Kaya Ocağı, Kargı HES, Gürsöğüt HES, GAP Batman Silvan Projesi, Cine Barajı HES ve Kaya Ocağı, Gökbel Barajı ve HES, Manyas Barajı ve HES, Artvin Barajı ve HES, Bağlık Barajı ve HES.

Çevresel etkisi yoğun olan proje ve bu projelerin yapılabilmesi için yapılacak her türlü tesis ve yapı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından ÇED sürecinden muaf tutulmuştur. Kamu spotunda, ÇED süreci övülürken, yüzlerce hatta binlerce tesise ÇED muafiyet sağlandığı göz ardı edilmeye çalışılmaktadır.`

Öte yandan, Phaselis gibi tarihi ve doğal bir miras olan ve koruma kurulları tarafından da SİT alanı ilan edilen bir bölgede, ÇED Yönetmeliğindeki eksikliklerden dolayı, ÇED zorunluluğu olmadan basit içerikli bir “Proje Tanıtım Dosyası” ile otel yapılmasının önünün açıldığını söyleyen Bozoğlu, ciddi çevresel riskler barındıran otel faaliyetlerinin,  ÇED Yönetmeliğindeki listelerde ÇED zorunluluğu olmayan alanda yer aldığını vurgulayan Bozoğlu şöyle devam etti:

‘Bu nedenle, sadece tesisi ön gören bu listeler faaliyet alanının coğrafi yapısını göz ardı edebilmekte. Bu şekilde de birçok faaliyette ve tesiste ÇED sürecinden muafiyet sağlanmakta. Yine Kamu Spotunda halkın bilgi edinmesi ve katılımı vurgusu yapılmakta ancak ÇED muafiyetlerinin fazlalığı nedeniyle ve Proje Tanıtım Dosyalarının içeriğinde bu katılım zorunluluğu olmaması nedeniyle, halkın kendi yaşam alanındaki projelere dair bırakın müdahil olmasını bilgi edinme koşulları bile bulunmamaktadır. Phaselis`te yapılması planlanan otel sürecinde de ÇED süreci işletilmemiş ve halk projeye dair bilgilendirilerek ilgili kurum, kuruluş ve halkın görüşleri alınmamıştır.  3. havalimanında ise, ÇED süreci basite indirgenmiş, önemsiz bir bürokratik “belge” olarak nitelendirilmiştir.`

Bozoğlu, çevre sorunlarına müdahale eden projelerin ÇED raporunda muaf tutulmaya çalışıldığını vurgulayarak, ‘‘Şu an ki mevcut ÇED yönetmeliğinin zaten rantın önünü açan, sınırsız bir yatırım psikolojisini ortaya koyan ve çıkar gruplarının elini güçlendiren bir yapıdadır. Dolayısıyla şu an hali hazırdaki ÇED mevzuatı sürekli ve sürekli yapılan müdahalelerde muafiyetin önünü açan, çevresel sorunları göz ardı eden ve gündemde olan birçok rüşvet ve yolsuzluk konusunda karşımıza çıkan ve süreci tetikleyen bir süreçle karşı karşıyayız` dedi.

Dr. Baran Bozoğlu TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Genel Başkanı © 2019

Menü

Sosyal Medya Hesaplarımız