`BİZ DOĞA İÇİN, İNSANLIK İÇİN, YAŞAM İÇİN PROJE ÜRETİYORUZ`

ÇMO Başkanı Bozoğlu, Norveçli gazeteci Fredrik Drevon`un, 3. Havalimanı inşaatı ve ÇMO hakkındaki sorularını yanıtladı.

 15.8.2014

ÇMO Başkanı Bozoğlu, Norveçli gazeteci Fredrik Drevon`un, 3. Havalimanı inşaatı ve ÇMO hakkındaki sorularını yanıtladı.

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Baran Bozoğlu, Teknisk Ukeblad (TU) isimli Norveç Dergisi`ne yaptığı açıklamada, 3. Havalimanı inşaatı hakkındaki eleştirileri için, ‘Biz çevre mühendisleri doğa için insanlık için , yaşam için proje üretiyoruz` dedi.

Norveçli Gazeteci Fredrik Drevon`un Çevre Mühendisleri Odası, Üyeleri ve çalışmaları hakkında soruları yanıtlayan Bozoğlu, Odanın on üç bin civarında üyesi bulunduğunu, altı adet şube ve on bir adet temsilcilikleri bulunduğunu belirterek, ‘Çevre mühendisliğinin önemini bütün meslektaşlarımızla birlikte topluma anlatmaya çalışıyoruz` dedi.

Gerek 3. Havalimanı gerekse 3. Köprü inşaat bölgelerini bisikletiyle dolaştığını ve fotoğrafladığını, bölgede çok fazla güvenlik önlemine rastladığını anlatan gazeteci Drevon, çektiği fotoğrafları göstererek, ‘Neden havalimanı inşaatına karşı çıkıyorsunuz` diye sordu.‘Havalimanı yapılmasına değil, yerine karşı çıkıyoruz` diyen Başkan Bozoğlu şöyle konuştu:

‘Projenin ÇED Raporunda; inşaat aşamasında yapay su birikintilerinin kullanma ve sulama suyu olarak kullanılacağı, daha sonra da hafriyat ve dolgu malzemesi ile doldurulacağı belirtiliyordu. Dolayısıyla bölge sulak alan vasfını yitirecekti. Bu da bölge ve yakınlarındaki sucul yaşam ve canlı yaşam yok olacağı anlamına gelecekti.

İstanbul‘un ve ülkemizin su fakiri olduğu bilimsel verilerle birçok defa ortaya konulmuştur. Melenden, başka havzalardan, yüzlerce kilometre uzaktan su getirilmesi için çalışmalar yapılırken, 3. Havalimanı, Kanal İstanbul gibi tam anlamıyla “çılgınlık” olan projelerle, mevcut su kaynakları yok edilecekti . İstanbul‘u ve ülkemizi daha ciddi su krizlerine sürükleyecek bu proje için alelacele, hukuki süreçler devam ederken kamulaştırma kararı alınmasıyla, yüzde 80‘i orman alanı, 70 adet‘i aşkın sulak alan, Alibey barajını besleyen 3 dere yok edilecekti. Yeniköy, Tayakadın, Akpınar bölgelerinde bulunan madenlerin tamamı kapatılacak ve devletin parası ile kamulaştırılacaktı. Ağaçlı köyü tahliye edilecek, 120 metreye varan beton dolguların bu ormanlık ve sulak alana yapılması sağlanacaktı. Proje kapsamında Karadeniz‘e ayrıca dolgu yapılacaktı. Ki, bu 303 kilometre yüksekliğinde 1 futbol sahasına (8250 metre kare) tekabül edecek karar bir dolgu . 6172 hektarı orman olan alan ise ortalama 7500 adet futbol sahasına karşılık geliyor. Başka bir anlatımla, İstanbul Boğazının uzunluğu 30 bin metre, derinliği ortalama 65-80 metre, eni ortalama bin 100 metre olarak hesaplandığında, 3. Havalimanı için yapılacak olan dolgu (2 milyar 500 milyon metreküp) ile İstanbul Boğazının tamamı doldurulabilmektedir.

Kısacası gerek inşaat alanının yer seçimi ve gerekse yapılan hukuksuz uygulamalar nedeniyle karşı çıktık. Biz çevre mühendisleri ülkemizin gelişmesine karşı değiliz, teknolojiye karşı değiliz. Biz inşaat için seçilen yere karşıyız. Gidilen yol iyi değil. Topluma bunu anlatmaya çalışıyoruz. 3. Havalimanı inşaatının kalkınma değil, tükeniş olduğunu anlatmaya çalışıyoruz.`

Kuraklık tehlikesinin bütün dünya için olduğu kadar Türkiye için de geçerli olduğuna vurdu yapan Baran Bozoğlu, bugün itiraz ettiklerinin birer birer gerçekleştiğini söyleyerek, ‘Halihazırda su sıkıntısı tehlikesi yaşayan İstanbul`da, bu inşaat nedeniyle 70 adet gölün suyu denize akıtıldıboşaltılıyor. Bunu aklımız almıyor` dedi.

Gazeteci Fredrik Drevon`un, Oda olarak dava açmış olmalarına rağmen inşaatın sürdüğünü, projenin duracağına inanıp inanmadığı sorusunu Başkan Bozoğlu, ‘Evet inanıyorum. Umut ediyorum. Bu proje doğru yerde değil, teknik olarak fizibilitesi yok. Bakın ÇED davasında yürütme durdurma kararı çıktıktan sonra biz davayı kazandıktan sonra Atatürk Havalimanı CEO`su, Atatürk Havalimanını genişletebiliriz diye açıklama yaptı. Peki, madem böyle bir şey yapılabiliyordu bu inat niye? Sulak alanlarını, İstanbul‘a su sağlayan dereleri ve gölleri yok edecek bu projenin hataları biran önce siyasi irade tarafından görülmeli ve bu bilim dışı, hukuk dışı ısrardan vaz geçilmelidir. Biz Çevre mühendisleri doğa için, insanlık için, yaşam için projeler üretiriz. Bunu yapmaya da devam edeceğiz` şeklinde yanıtladı.

ÇMO Başkanı, Norveçli gazetecinin, TMMOB`a bağlı diğer odalar, mühendisler bu karşı çıkışı nasıl karşılıyorlar, sonuçta onlar mühendis` şeklindeki sorusuna da, ‘Diğer Odalar ve mühendis meslektaşlarımız haklı olduğumuzu biliyorlar. Biz bilimsel doğruları söylediğimiz için bizi destekliyorlar, davaları da birlikte açtık` yanıtını verdi.

Projeye eleştirdiklerinde, nasıl bir karşı çıkışla karşılaştıkları sorusu üzerine de Bozoğlu, ‘Özellikle sosyal medya, twitter üzerinden bizi eleştirenler oldu, devam etmememiz konusunda bazı telefonlar aldık tabii` dedi.

Baran Bozoğlu, Norveçli gazetecinin, özellikle gezi olaylarından sonra TMMOB ve ÇMO olarak bir baskı yaşayıp yaşamadıkları sorusu üzerine şunları söyledi:

‘Evet Odamızın bazı gelir kaynakları kesilmeye çalışıldı. Biz ticari şirket değiliz. Bizim gelir kaynağımız üye aidatlarımız, verdiğimiz eğitimler ve bazı belgelendirma süreçleridir. Bazı belgelendirmelerde yetkilerimiz elimizden alındı. Odalarımız denetimden geçirilirken açıklar arandı. Örneğin TMMOB`ye bağlı Orman Mühendisleri Odasına yapılan denetimde normalde sorun olmayacak şeyler bahane edilerek eksiklikmiş gibi gösterilmeye çalışıldı.‘

 

Dr. Baran Bozoğlu TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Genel Başkanı © 2019

Menü

Sosyal Medya Hesaplarımız