130 BİN TON ZEHİR İTHAL EDİLDİ

Asbest yasağı sözde kaldı 

 14.8.2015

Asbest yasağı sözde kaldı 

Bozoğlu: Yasaklanana kadarki 10 yılda 130 bin ton asbest ithal edildi…

Dünya Sağlık Örgütü’nün kanserojen madde listesindeki asbest 2010’da yasaklandı. Türkiye’de

Cumhuriyet 14.08.2015

Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) “kanserojen maddeler” listesinde yer alan, Bakanlar Kurulu kararıyla Türkiye’de 2010’da yasaklanan asbestin, bu tarihe kadar son 10 yılda 130 bin ton ithal edildiği ortaya çıktı. Çevre Sorunları Araştırma Merkezi Başkanı (ÇESAM) Baran Bozoğlu, “Bu miktara, önceki yıllar ve Türkiye’de üretilenler de eklendiğinde bugün yaşam alanlarımızda yüz binlerce ton asbest bulunuyor” dedi. Sanayide yoğun olarak kullanılan bu atıklarını, nerede olduğunun bilinmemesi tehlikeyi daha da artırıyor.
‘Beyan’ edilmiyor
ÇESAM Başkanı Bozoğlu, 2010 yılında kullanımı ve ticareti Bakanlar Kurulu kararı ile yasaklanan asbeste dikkat çekti. Yasaklanana kadarki 10 yılda 130 bin ton asbest ithal edildiğini söyleyen Bozoğlu, daha önceki yıllar da dikkate alındığında Türkiye’de yüz binlerce ton asbset olduğunu söyledi.
Asbestin hayatın her alanında olduğunu dile getiren Bozoğlu, bulunduğu alandan söküldükten sonra tehlikeli atık olarak tanımlanan asbestin Türkiye’de kaydının sağlıklı tutulmadığını kaydetti.
Eski yapıların, endüstriyel tesislerin yıkılması veya restore edilmesi sürecinde asbestin nereye gittiğinin “beyan” üzerinden takip edildiğini belirten Bozoğlu şu örnekleri verdi:
“Kuito gemisi Aliağa’da söküme alınmadan önce asbest yönünden incelenmedi. Karacabey/Bursa’daki fabrika binalarında hiçbir önlem alınmadan, çatılar, kazanlar, konserve teneke kutu baskı hattı her şey asbestli olmasına karşın, denetimsiz asbest uzmanı olmadan söküldü.
Ambarlı’da EÜAŞ’a ait Fueloil fabrikasının neredeyse tamamında yoğun asbest bulunuyor. Raporlarda da yer alan bu bilgiye rağmen herhangi bir önlem alınmadı. Bu fabrikada çalışan işçilerin kanser olduğu biliniyor. Pendik’de Cargill’in eski fabrikasının 2013 yılında kontrolsüz sökülmesine göz yumuldu. Daha da vahimi sökülen malzemelerin nereye gittiği bilinmiyor.”
Herkesi tehdit ediyor
Yalnızca söküm işinde çalışan işçilerin değil, halkın ve doğanın da tehlike altında olduğuna söyleyen Bozoğlu, risk altında çalışanları şöyle özetledi: “Madeni üretim işçileri, araba tamircileri, kaynakçılar, altın, gümüş üretim sanatkârları, buhar kazanı, ateş kazanı yapımcılarını, kimyagerler, itfaiyeciler, gaz istasyonunda, yağ rafinerisinde çalışanlar, jeneratör operatörleri, elektrik santralında çalışanlar, demiryolu işçileri, tersane işçileri, yanmaz kumaş tekstil işçileri, yer döşemecileri, inşaat mühendisleri.” •

ZARARLARI SAY SAY BİTMEZ

Asbest, solunum veya içme suyu yoluyla vücuda girdiğinde başta kanser, akciğer zarları arasında sıvı toplanması, kireçlenme, akciğer zan kalınlaşması ve akciğer dokusunda bağ dokusu oluşumu hastalıklarına neden oluyor. Aynca ciltte yaralara neden olabiliyor. Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı (İARC), kanserojen maddeler listesinde asbest maddesi, kesin kanserojen tanımlanması ile 1. grupta sınıflandırıyor. Sağlığa dair kayıtlar uygun tutulmadığı için ülkemizde asbest nedeniyle kanser olan ve yaşamını yitiren insan sayısı net olarak bilinmiyor.

 

Dr. Baran Bozoğlu TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Genel Başkanı © 2019

Menü

Sosyal Medya Hesaplarımız